Ana sayfa Cinler Alemi Bitlisli Belkıs

Bitlisli Belkıs

26126
11
PAYLAŞ
Bitlisli Belkıs

Bitlisli Belkıs , bundan 50 yıl önce Bitlis’in gözden uzak köylerinde çocuklar hastalıklı doğmaya başladılar. Çocukların bir kısmı elleri ayakları olmadan bir kısmıda tek gözlü yada derisi yılan derisine benzer şekilde doğuyordu. Her zaman için engelli çocukların dünyaya gelme ihtimali vardır. Bu hayatın bir parçasıdır. Fakat Bitlis’te yaşanan olay bundan çok daha farklıydı.

Çünkü doğan çocukların neredeyse tamamında bu sorunlar vardı. Köylüler üzerlerinde bir bela bir lanet olduğunu düşündüler. Buna bir çare arayan halk bölgede büyü bozmasıyla tanınmış bir kadına gitmeye karar verdi. Bu kadın köylülerin Belkıs Ana olarak bildiği Dabbe filminde ise bize Bitlisli Belkıs olarak tanıtılan o ünlü kadın.

Hasan Karacadağ’ın yönetmenliğini yaptığı Dabbe serisinin 5. filminde konusu geçen Bitlisli Belkıs. Filmde musallata uğramış bir kıza yardım etme amacında gözüküyor. Fakat ilerleyen sahnelerde Bitlisli Belkıs’ın yardım etmek gibi bir niyetinin olmadığı ve aslında şeytani amaçlar beslediğini görüyoruz. Yaşanan gerçek olaylarda neredeyse bire bir aynısıdır. Filmde Bitlisli Belkıs olarak tanıtılan gerçek hayatta ise o bölgede onu Belkıs Ana olarak tanıdığı bu kadının geçmişi hakkında pek fazla bilgi yok.

Genel olarak yaşanan olaylar şöyledir. Bundan 50 yıl önce yani 60’lı yılların ortalarında Bitlis’te meydana gelen ve bir çok çocuğun hastalıklı bedenlerinin eksik doğması gibi sorunlar nedeniyle köylüler bir belanın lanetin üzerlerine çöktüğünü düşünerek Belkıs Ana’dan yardım isterler. Bitlisli Belkıs köylülere yardım edebileceğini söyler. Köylülerin işledikleri günahlar yüzünden başlarına bir bela çöktüğünü ve her ailenin hastalıklı doğan çocuğu ona getirmesini ister.

Bu olayların şahitlerinden birinin jandarma kayıtlarındaki ifadesi şöyledir. Ben kendisini bir defa gördüm. Onun mübarekliğine ve ilmine böyle şahit oldum. Bir gece yeni doğmuş hastalıklı çocuklardan biri yine kendisine getirilmişti. Oda diğer çocukların analarını evinin bahçesine çağırdı. 10-12 kadar kadın Bitlisli Belkıs’ın evinin bahçesinde oturmuş ellerinde Kur’an-ı Kerim hepsi bir ağızdan Belkıs’ın söylediği ayetleri okuyorlardı.

Onlar bunu yaparken Belkıs Ana’da yeni doğmuş ve iki gözüde yerinde olmayan bir çocuğu beşiğin içinde köylülerin önüne koydu. Çocuğun gözleri yoktu. Gözlerin olması gereken yer alın kısmıyla bütünleşmiş gibi deri ile kaplıydı. Çocuğun yüzüne göz şekilleri çizdi ve tuhaf yazılar yazmaya başladı. Bir kaç dakika sonra hiç duymadığım sözler okuyarak gittikçe yükselen bir sesle bağırmaya başladı.

Allah’ım o sırada siyah bir gölgenin çocuğun yattığı beşiğe doğru geldiğine oradaki bütün kadınlarda bende şahit oldum. Bu siyah gölge çocuğu alarak hızla götürdü. Oradaki kadınlarda bende herkes çığlık çığlığa bağırarak dağıldık. Hiç birimiz böyle bir olaya şahit olmamıştık. Benim duyduğuma göre aynı olay başka çocuklar kullanılarak 4-5 defa daha tekrarlanmış. Bu çocukları böylesine götüren siyah gölge neydi nasıl bir güç böyle birşey yapabilirdi.

Bitlisli Belkıs tarafından alınan çocuklardan birinin babasının verdiği ifade şöyledir; İki çocuğumuz olmuş ikiside hastalıklı doğmuştu. Çocuklarımdan birinin elleride kollarıda yoktu. Diğerinin ise ALLAH kimsenin başına vermesin derisi yılan derisi gibi dili ise tıpkı yılanlarınki gibi çatallıydı. Bitlisli Belkıs olarak bildiğimiz ve bizim gibi hastalıklı çocuğu olanları iyileştiren bir hoca olduğunu öğrenince onun köyüne giderek durumu anlattık.

Bizden para veya başka birşey istemedi. Ama bizden yeni doğmuş olan ve derisi yılan derisine benzeyen çocuğumuzu isteyerek üzerimizdeki belanın lanetin gitmesi için ona vermemizi Allah’ın izniyle bundan sonra doğacak olanların sağlıklı olacağını söyledi. Bir domuz öldürmemi ve domuzun derisini yüzerek ona getirmemi aynı zamanda domuzdan akan kanı her akşam yatsı namazından sonra birer kaşık içmemizi söyledi.

Dediklerini yaptık, domuz kanını hangi gece içsek sabaha kadar evin içinde bir takım ayak sesleri duyuyorduk. Sanki birileri kaçarcasına evin içinde koşuşturuyordu. Karım uyurken kendi kendine Bismillah Bismillah diye bağırdıktan sonra Allah’a küfürler ederek uyanıyordu. Sonrasında söylediği tarihte çocuğumu ve domuzun derisini Bitlisli Belkıs’a götürdüm. Evinde bizim gibi hastalıklı çocukları olan ailelerde oradaydı.

Getirdiğim domuzun derisini yeni doğmuş olan çocuğun üzerine sardı. Deriyede bir takım arapça harfler yazdı. Bunu yaparken bana dönerek oğlunu bu belayı kaldırmak için feda ediyor musun diye 3 kere sordu. Bende ediyorum diyerek cevap verdim. Allah’ım toplandığımız odanın kapısı kendi kendine açıldı. Odadan siyah bir gölge gelerek beşikteki domuz derisine sarılı bebeği alarak götürdü. O gölgenin ne olduğunu anlamadım. Ama odadaki kadınlarda erkeklerde bağırışarak kaçıştılar.

Çocukları ellerinden alınan köylüler aradan bir kaç yıl geçmesine rağmen yeni doğanlarında hastalıklı olması ve hayatlarının kötüye gitmesi başlarının müsibetlerden kurtulmaması üzerine toplanırlar. Bitlisli Belkıs adlı hocanın evine giderler. Fakat onu evinde bulamazlar. Anlatılanlara göre eve girdiklerinde şahit oldukları şeyler bir çok kişinin o köyleri terk etmesine neden olmuş. Çünkü Bitlisli Belkıs’ın evi sanki yıllardır kullanılmamış içerisinde kimse yaşamamış gibiydi.

Evde bulunan eşyaların üzerini kalın bir toz tabakası kaplamıştı. Belkıs Ana’dan hiçbir iz yoktu. Bu çocuklara ne olmuş bu insanlar nereye gitmişti. Bu konuda jandarma kayıtlarında köy muhtarının anlattıkları şöyledir.

Köylüler sinirliydi. O kadar insan başlarındaki bela kalksın diye evlatlarını feda etmiş ama hayatları dahada kötüye gitmişti. Çevre köylerden toplanan 20-30 kişi kapımı çalarak Bitlisli Belkıs’ın evine giderken yanlarında olmamı söylediler. Bende köylülerle birlikte Belkıs Ana’nın evine giderek ona seslendim. Kapısı kilitliydi, açanda olmadı. Bizde kapıyı kırarak içeri girdik. Yanımdakiler Allah Allah diyerek korku içinde kaldı. Evde sanki kimse yaşamamış gibi bir hal vardı. Daha bir kaç gün öncesine kadar herkesin girip çıktığı bu evde bir tek iz dahi yoktu. Eşyaların üzerini toz kaplamıştı. Bizde durumu jandarmaya haber verdik ve siz geldiniz.

Jandarma yapmış olduğu araştırmalarda böyle bir kadının varlığına dair hiçbir resmi evrak bulamadı. Bitlisli Belkıs bölgede bir çok insanın hayatını karartmasına rağmen neredeyse hiç yaşamamış gibi kendisine hatta kendi anne ve babasına dair hiçbir bilgi bulunamamıştır. Bu nedenle bugün bu olaylara şahit olmuş bir çok insan Belkıs Ana’nın çocuk sahibi olamayan ailelere yaptığı büyüler nedeniyle bu topraklara gelmiş insan şeklinde bir cinni bir ifrit olduğunu düşünüyor.

Bitlisli Belkıs’ın büyülerinde kullandığı ve bir takım gölgeler tarafından insanların gözü önünde götürülen çocukların ne olduğu başlarına ne geldiği ise hala bulunamadı. Fakat Bitlisli Belkıs hakkında bugüne kadar gelmiş tek bir fotoğraf var. Allah onun gibi belalardan şerlerden hepimizi korusun.

11 YORUMLAR

  1. Bitlisli belkıs aslen ermenidir anadoluyu gezerek bitlise yerleşir saf insanları kandırarak cinlere cocukları verir

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here