Ana sayfa Korunma Yolları Cinlerden korunmak

Cinlerden korunmak

1333
0
PAYLAŞ
Cinlerden korunmak

Cinlerden korunmak için Ebu Bekr Abdullah b.Muhammed der ki: Hadis bilginlerinden bazıları, Abdullah b. Büreyde el-Eslemiden naklen Eb’ül Esvel-ed-Düeli’den şöyle rivayet etmişlerdir.Muaz b. Cebel’den, yakaladığı şeytan hakkında bilgi istedim.Dediler ki:
Allah’ın Resulu Müslümanların zekat malını muhafaza etmek için beni(bekçi) olarak tayin etmişti.Meyveleri bir odaya koymuştum.Noksanlaştığını görünce, Allah’ın Elçisine bildirdim.

Onu o şeytan alıyor dedi.Bunun üzerine odaya girip kapıyı iyice kilitledim.Biraz sonra baktım ki, büyük bir karanlık belirdi.Hemen kapıya abandım.Derken başka bir şekil olarak kapı aralığından giriverdi.Meyveden yemeğe başladı.Bende eteğimi iyice(belime sardım) ve üzerine atlayıp sımsıkı yakaladım ve :

Ey Allah’ın düşmanı! diye bağırınca şu cevabı verdi :
Bırak beni.Ben çoluk çocuklu fakir bir cinim Nusaybin cinlerinden.Dostunuz gönderilmeden bu köy bizimdi.O gönderilince,bizi buradan çıkardı.Ne olur bırak beni bir daha gelmem buraya.Bunun üzerine onu salıverdim.
Cebrail geldi,bilahare Allah Elçisi, olan bitenleri bana haber verdi ve namaz kıldı.

Sonra münadisi seslendi: Esirini ne yaptı? diye.Durumu ona haber verince,O tekrar gelecektir! buyurdu.Gerçektende geldi.Çünkü ben odaya girince, kapıyı kapattım.Geldi kapının aralığından girip meyveleri yemeğe koyuldu.İlk defa yaptığım gibi tekrar onu yakaladım, sımsıkı bağladım.Yine bırak beni, bir daha gelmeyeceğim diye yalvarmaya başladı.Bende ona:
Hani sen, bir daha gelmeyeceğim, demiştin.Yine geldin deyince şu cevabı verdi.

Evet bir daha girmeyeceğim.Bunun alameti şudur: Sizden birisi cinlerden korunmak için Bakara suresinin sonunu okursa bizden hiç kimse evine giremez.
Ebul-Kasım Et-Taberani diyor ki: Bize bazı hadis uleması Ubey b. Kab’den şöyle anlatılmıştır.

Bir hurma harmanım vardı.Baktım ki oradaki hurmaların azaldığını gördüm.Nihayet onu beklemeye karar verdim.Derken baktım ki yeni akii baliğ olmuş bir delikanlı çıkıverdi.Selam verdim,selamımı aldı.
Donra aramızda şöyle bir konuşma cereyan etti:

Sen nesin; cin misin, insan mısın?
Cinim
Ver elini bana, bakalım dedim.Elini verince birde ne göreyim: Elleri köpek eline, saçıda köpek saçına benziyor.
İçimden: Galiba cinler bu şekilde yaratılmışlardır diye geçirecek gibi oldum ki:
Cinleri tanıdın, içlerinde benden daha şedidi yoktur, dedi.
Pekala neden böyle yaptın?
Senin hayırsever bir adam olduğunu duydumda yiyeceklerinden nasiplenmek arzı ettim.
Çok güzel. Pekala bizi cinlerden korunmak şerrinizden kurtulmak için ne yapmalıyız?

Sure-i Bakara’daki şu ayet: Ellahu la ilahe illa hu.. Her kim bu ayeti sabahleyin okursa akşama kadar şerrimizden kurtulur; akşamleyin okuduğu taktirde sabaha kadar cinlerden korunmak için yeterli dedi.Bunun üzerine sabah olunca doğru Allah’ın Resulü Sallallahu Aleyhi Vessellem’e koştum, olan biteni haber verdim. Habis, doğru söylemiştir. buyurdu.

Hakim, Müstedrek’inde, bu hadisi Ebu Davud ettayalisi’den bu şekil nakl etmiştir.
Sahih’den bu hadis Ebu Hüreyre’den (R.A) şöyle nakl edilmiştir.

Allah’ın Resulü (S.A.V) Ramazan zekatını korumak için beni tayin etmişlerdi.Bana biri geldi Adam yiyecek maddelerine toplamaya başlayınca, yakaladım ve:

Şimdi seni Resulullah (S.A.V)’e götüreceğim dedim.
Sana yarayacak bir kaç şey öğreteyim dedi.
Nedir onlar ?
Yatağına geldiğin zaman, şu ayeti oku: (Ellahu la ilahe illahu). Ayetini sonuna kadar okudu. Allah tarafından sana bir koruyucu gönderilir, sabaha karşı cinlerden korunmak ve şeytanların şerrinden uzaklaşman için yeterli olacaktır dedi.

Sabah olunca, Resullullah (S.A.V): gece yakaladığın eserin ne yaptı? diye sordu.
Ey Allah’ın Resulü! Bana birşey öğretti ve Allah’ın o şey sayesinde beni koruyacağını iddia etti.
Nedir o şey söyler misin? diye sorunca:

Yatağıma gelince Ayetel kürsi‘yi okumamı gerektiğini söyledi. Şayet onu okursam, Allah tarafından bana bir muhafız gelip sabaha kadar beni korurmuş dedim.
O yalancıdır, ama sana doğru söylemiştir buyurdular.

Ebu Bekr el-Kureşi Mekayid’üş-Şeytan’da şöyle anlatır: Hadis alimleri İshak’dan naklen Zeyd b.Sabit’den şöyle rivayet etmişlerdir :

Bahçeme çıktım.Bir ses duydum. Nedir bu ses ? diye sorunca; Cinlerden bir adam. Bize kıtlık isabet etti. Meyvelerinizden yemek istiyoruz, acaba helal eder misiniz ? diye konuştu.

Evet, mukabelesinde bulundum.Sonra ikinci gece yine bahçeme çıkınca yine aynı sesi duydum.
Kim o ? diye sordum.Cinlerden bir adam.Bize kıtlık isabet etti. Meyvelerinizden yemek istiyoruz, acaba helal eder misiniz? dedi.Bunun üzerine kendilerine sordum.

Biz cinlerden korunmak için neler okumalıyız dedim
Ayetel-Kürsi dedi.

Ubeyde bint’il Velid, babasından nakl etmiştir.

Bir adam hurmama musallat oldu. Kim olduğunu sordum cevap vermedi. Ayetel-Kürsi’yi okuyunca ağaçtan indi. Ona: Hastamız var, ne ile tedavi edebiliriz onu ? diye sorunca, Beni ağaçtan indirdiğin şey ile diye cevap verdi.

Hadis ulemasından bazıları Eb’ul-Eşem El-Abdi’den rivayet ediyorlar.

Bir adam gece karanlığında Küfe’nin dışına çıktı.Birde ne görsün? Üzüm çardağı şeklinde bir şeyin etrafını bir kalabalık çevirmiş.Adam bir yere sinip onları gözetlemeye başlamış. Sonra birşey gelip o çardağın üzerine oturmuş.

İçinizden, benim namımı Muğire oğlu Urve’ye bir şey yapacak yok mu ? diye bağırınca o kalabalıktan bir adam ayağa kalkıp: Ben yaparım, bana bir saat müsaade dedi.

Medine’ye doğru yürümeye başladı. Aradan bir zaman geçtikten sonra adam döndü, çardağın üzerinde oturanın huzurundan el pençe durdu. Ve ;

İmkansız!.. Urve’ye birşey yapamadım, dedi.
Çardaktaki ;
Neden? diye sordu
Çünkü o sabah akşam öyle bir söz söylüyor ki artık ona o söz sayesinde hiç kimse dokunamaz dedi.
Kalabalık dağıldı. Adam evine döndü.Sabah olunca çarşıya gitti.Bir deve satın alıp Medine yolunu tuttu.
Yolda Urve’ye rastladı. Sabah- akşam ne okuduğunu cinlerden korunmak için ne yaptığını sordu. Urve cevap verdi:

Ben sabah akşam üç kere şu duayu okuyorum ;

(Amentü billahi vahdehu, vekefertü bilzubti vettağuti, vestemsektü bil urvetil- vuska lenfi’same leha, vellahu semi’un aliym.)

Anlamı : Yanlız Allah’a inandım.Şeytana küfrettim.Ayrılmayan sağlam bir kulpa yapıştım.Allah hem duyucu ve hemde bilicidir.

Mekayidu’ş-Şeütan’da şöyle geçer: Abdurrahman b.Zeyd b.Eslem’den rivayet olunuyor: Eşca’dan iki adam falan yere geldiler.Bir kadın gördüler.
Kadın onlara :

Ne istiyorsunuz ? diye sordu.
Gelinimiz var, ona çehiz almaya gidiyoruz, dediler.
Ben bu işten anlarım; işinizi bitirince bana uğrayın, dedi.
İşlerini bitince ona uğradılar, develerinden bir tanesine onu bindirip yola koyuldular.Kum yığını bulunan bir tepe gelince kadın: Benim ihtiyacım var, dedi.

Bana biraz müsaade edin, dedi.Bir saat beklediler.Kadın gelmedi.Bunun üzerine adamlardan biri kadının peşinden gitti. Oda gecikti.Öbürü gitti, birde ne görsün ? Adamın göğsüne çıkmış ciğerini yiyor kadın.

Bunu görünce dehşetle dönüyor.Hayvanına binip yola koyuluyor.Sür’atle binerken kadın arkasından yetişiyor ve:

Hayrola neden acele ettin? diye soruyor.
Hadi bin! Yürüyelim, diye cevap veriyor.Adamın korkudan tir-tir titrediğini görünce:

Ne var? diye soruyor.Adam, cevap veriyor:

Aramızda zalim bir hükümdar var.Ondan çok korkuyorum.

Sana bir dua öğreteyim; o duayı yaparsan o hükümdar ölür, bende hakkımı alırım, dedi.

Nedir o dua? dedim.

Şudur: (Allahümme rabbes-semavati ve maezellet verabbel- eradine vema eklet vema eklet ve rabberriyahi ve ma ezret ve rabbes şeyatini vema edelllet, ente bedius semavati vel-ardi ya zelcelal-i vel-ikram. Te’huzu lil mazlumi minezzalimi.Hakkahu fekuzli hakkı minfulanin ve innehu zalemeni.)

Bunun üzerine adam o duayu kadından istedi kadında verdi.Duayı okumaya başladı.Sonunda (Allahım! O kadın bana zulm etti ve kardeşimi yedi) diye kadına beddua etti. Hemen gökten kadının avret yerine bir ateş indi, kadını ikiye böldü bir parçasını bir tarafa, diğer parçasını başka bir tarafa savurup attı.İşte insanları yiyen dişi cinlerden birtanesi.

El-Ğul adındaki cinlere gelince, bunlar sadece insanlarla oynarlar ve yellenirler. Hepsi o kadar.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin