Ana sayfa Cinler Alemi Cinlerin insanları kaçırması

Cinlerin insanları kaçırması

2491
0
PAYLAŞ
Cinlerin insanları kaçırması

Cinlerin insanları kaçırması İbn Ebi’d Dunya, Abdurrahman b. Ebi Leyla’dan rivayet ediliyor:

Kavminden bir adam yatsı namazını kavmiyle beraber kılmak için çıktı ve bir daha kendisinden haber alınamadı.

Eşi, Ömer b. el-Hattab radıyallahu anh’e gelerek durumu anlattı (ve ondan yeniden evlenebilmesi için fetva istedi).Ömer radıyallahu anh olayı kavme sordu, kavmi olayı doğruladı.

Ömer radıyallahu anh kadının dört yıl beklemesini emretti. Kadın dört yıl bekledikten sonra Ömer radıyallahu anh’e gelip bunu bildirdi. Ömer radıyallahu anh yine kavmine sordu.

Kavim kadının beklediğini doğruladı. Sonra Ömer radıyallahu anh kadının evlenmesini emretti. Cinlerin insanları kaçırması ilk kocası çıktı geldi ve olay Ömer b. Hattab radıyallahu anh’e anlatıldı.

Ömer radıyallahu anh;

Biriniz çok uzun bir zaman ortadan kayboluyorda ailesi onun hayatta olduğunu bilmiyor ha! ? diyerek şaşkınlığını ifade etti. Adam ;

Bir mazeretim var deyince Ömer radıyallahu anh;

Mazeretin nedir? diye sordu. Adam şöyle anlattı ;

Yatsı namazını kavmimle beraber kılmak için çıktım. Cinler bana musallat oldu Cinlerin insanları kaçırması onlarla uzun bir zaman kaldım. Sonra mümin cinler onlara saldırdı ve kazandılar. Esir seçmek istediler. Seçtikleri arasında ben çıktım. Bana dinimi sordular.

Müslümanım dedim. Dediler ki ;

Sen bizim dinimizdensin. Seni esir etmemiz helal olmaz. Bana makam veya evime dönme arasında bir tercih yapmamı teklif ettiler. Geri dönmeyi seçtim. Gece benimle konuşan insanlarla karşılaştım, gündüzde fırtınaları takip ettim. Ömer radıyallahu anh;

Yemeğin neydi? diye sordu.
Allah’ın ismini zikredilmediği herşey dedi. Ömer radıyallahu anh;

İçeceğin neydi? dedi. Adam;

Ağzı açık bırakılan ve üzeri örtülmeyen içecekler dedi. Ömer radıyallahu anh onun, eşi ile onun mehri geri ödemesi arasında tercih yapmasını istedi.

Haraiti, İbn Umeyr yoluyla Şa’hi’den oda Ziyad b. Nadr el-Harisi’den rivayet ederek dedi ki ;

Kızım! Şu kabı alıp gölete git ve bize su getir. Cinlerin insanları kaçırması Kıza gölette bir cin uğramış ve onu alıp kaçırmış. Babası onu kaybedince kabileye haber saldı. Çıktık, yukarıda aradık, aşağıda aradık, her yola, her deliğe baktık ama izine rastlayamadık.

Daha sonra Ömer b. el-Hattab dönemindeyken kız çıka geldi. Saçları ve tırnakları uzamıştı. Babası kalkıp onu öpmeye başladı ve:

Kızım! Neredeydin? Şu yeryüzü seni nerede sakladı? diye sordu. Kız:
Göletteki geceyi hatırlıyor musun? deyince babası:
Evet dedi. Kız anlatmaya başladı:

Cinlerin insanları kaçırması O gölette bana bir cin gelerek beni alıp götürdü. Aralarında kaldığım sürece Allah’a yemin olsun ki haram yoldan bana hiç dokunmadı.
Ta ki Allah bir gazvede Müslümanları onların müşriklerine gönderince veya onlardan müşrik bir kavim onlara savaş açınca, kendisi ve arkadaşlarının galibiyeti durumunda beni aileme geri göndereceğini dair Allah’a yemin etti.

O ve arkadaşları galip gelince beni buraya getirdi. Görüyorsunuz artık aranızdayım. Ayrıca onunla aramızda anlaştık. Ona ihtiyacım olursa bağırarak onu çağıracağım.

Kızın saçını ve tırnaklarını kestiler. Babası onu kabileden bir gençle evlendirdi. Her karı koca arasında olduğu gibi aralarında anlaşmazlık çıktı. Kocası ona eski yaşantısını hatırlatarak ;

Cinlerin insanları kaçırması Sen delisin. Zira sen cinlerin arasında yetiştin. dedi. Kız bunun üzerine bağırmaya başladı. O esnada şöyle bir ses duyuldu:

Ey Harisoğullar! Toplanın ve birbirinize karşı sevgi ve saygı gösterin. Dedik ki:

Hey ses! Sesi duyuyor ama birşey göremiyoruz. Dedik.

Şöyle cevap verdi:

Ben filanın arkadaşıyım. Cahiliyede ona sevgiyle baktım. Müslümanken onu dinimle korudum. Vallahi haram yolla asla ona yaklaşmadım. Filancanın topraklarındaydım.

Kızın bağırma sesini duyunca işimi bırakıp yanına geldim. Sorunca bana;

Eşim beni sizde yaşadığım için ayıpladı dedi. Eğer ona (kızın kocasına) yaklaşacak olsaydım gözleri patlardı. Yanına yaklaşarak dedik ki:

Ey görünmeyen! Bize göründe seni ödüllendirelim. Yanımızda sana verecek mükafat var. Şöyle karşılık verdi;

Cinlerin insanları kaçırması babamız şunları demişti: Görmemizi ama görünmememizi, toprağın altından çıkmamamızı ve ihtiyarımızın gençleşmesini. Kabileden bir ihtiyar ona;

Ey görünmeyen! Gelinlik çağında bir kızım var. Sıtmaya tutuldu. Yanında onun için bir çaren var mı? diye sorunca ses şöyle karşılık verdi:

Bilen birine denk geldin. Dere ağızlarında bulunan uzun bacaklı su sineklerinden bul, sonra yedişer adet sarı, kırmızı, yeşil ve siyah pamuk ipliği al. Sineği ipliklerin ortasına yerleştirip fitil halinde sar, sonra kızının sol koluna bağla.
İhtiyar kadın aynen dediği gibi yaptı. Kız sanki bağlanmışta çözülmüş gibi hızla iyileşti.

Derim ki: Ahmed ve eş-Şemail’de Tirmizi Aişe radıyallahu anha’dan rivayet ediliyorlar ;

Bir gece Rasulullah sallahu aleyhi ve sellem hanımıyla sohbet etti. Hanımlarından biri :

Ey Allah’ın rasulü! Hurafe hadisi oldu dedi. Bunun üzerine Rasulullah sallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu;

Bilir misiniz Hurafe nedir ? O Uzre kabilesinden bir adam idi. Cahiliye döneminde cinler onu esir aldı ve uzun süre yanlarında tuttular. Sonra insanlara geri dönderdiler. İnsanlar ondan duydukları acaip şeyleri anlatmaya başladılar. Böylece insanlar garip bir şey duyduklarında ;

Hurafe hadisi dediler.

Bir önceki Cinlerin Verdiği Sıkıntılar Nelerdir? makalesini inceleyebilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here