Ana sayfa Cinler Alemi Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleri ve Cinler

Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleri ve Cinler

4537
0
PAYLAŞ
Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleri ve Cinler

Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleri ve Cinler, Bağdat ahalisinden bir adam Cenab-i gavsül Azam Abdülkadir Hz. gelip:
Ya Şeyh, ya Efendimiz! Bir bakire kızım var; evin damına çıkmış kaç kere söylediysem aşağı inmedi. Oradan inmedi ve bir daha da görünmedi. Sebebi nedir? Ve buna ne çare olur? Diye sual etti Hz. Şeyh bir müddet düşündükten sonra adama dönüp söyle dedi:

Bu gece yatsı namazına müteakip şehirden dışarı çık. Kerh harabelerine git, beşinci tepede otur. Ve (Bismillahi Abdülkadir’in niyeti üzerine) de ve etrafına bir daire çiz..
Karanlık ortaya iyice çökünce çeşitli suretlerle cin taifeleri geçmeye başlar. Onlara bakman seni korkutmasın. Sabah olduğunda son olarak cinlerin meliki muhafız askerleriyle beraber geçer. Fakat seni orada göreceği için yanına yakınlaşır ve hacetini sorar. İşte o zaman sen ona: Beni şeyh Abdülkadir size gönderdi.

Kızının başına gelen hadiseyi bir bir anlat. Kızı kaybolan adam anlatıyor, Şeyhten aldığım haberle akşam üzeri şehirden dışarı çıktım. Kerh harabelerine varıp beşinci tepede oturdum ve :
Bismillahi, Abdülkadir’in niyeti üzerine,
Dedim ve etrafıma bir daire çizerek beklemeye başladım. Az sonra görünüşleri insanı korkutup eza verecek şekil ve surette cinniler geçmeye başladı. Fakat çizdiğim daireye yaklaşamadılar onların cemaat geçişleri seher vaktine kadar sürdü. En sonlarında melikleri geldi. Bir ata binmişti Etrafında muhafızları vardı.

Beni görür görmez etrafıma yaklaştı, daireyi geçmedi. Etrafındaki muhafızlar da durdular.
Ey insan hacetin var mı? Diye sordu.
Evet, dedim. Sultan Şeyh Abdülkadir beni size gönderdi. Cinnilerin Meliki bunu duyar duymaz hemen atından indi Eğilip yeri öptü. Ve dairenin dışında çömelip oturdu. Sonra bana dedi ki ; Anlat Sultan sizi ne gibi emirlerle gönderdi?

Ben başıma geleni olduğu gibi anlattım. Melik hadiseye vakıf olunca çok müteessir oldu. Ve hemen etrafındaki muhafızlara dönerek:
Bu işi yapan cinniyi acele bulup getirin! Diye haykırdı. Bu emir üzerine çok sürmedi giden muhafızlar kızımla bir cinniyi alıp huzura getirdiler Meğer kızımı alıp götüren cinni Çin ülkesinin ricalindenmiş. Melik hiddetle cinniye dönerek: Ey lain, kutbun yanı başından bir kızı alıp götürmeye ne haddin vardır. Buna nasıl cürret edersin.?

Bu melunun hakkı idamdır. Kesin bunun kafasını! Diye bağırdı. Muhafızlar tez seğirtip vakit kaybetmeden bir kılıç darbesiyle cinninin kafasını uçurdular.
Melik kızımı bana teslim ederek; Başka bir hacetin var mıdır? Diye sordu Ben bu hal karşısından kendimi alamayarak melik’e Efendim, Sultan Şeyh Abdülkadir’in emrine bu derece itaatiniz hayret uyandırıcıdır. Sebebi nedir? Sordum.

Cinnilerin melik’i; Evet dedi. Sultan Şeyh Abdülkadir evinin penceresinde oturur. Yeryüzündeki kovulmuş tardolunmuş(kovulmuş) cinnilere bakar. Onlar onun bakışının heybetinden kaçacak delik ararlar. Hem Cenab-i Hak bir kulunu kutub etti mi insan ve cinniler hakkında ona birçok imkanlar verir.

Ben melik’e başka bir hacetim olmadığını söyleyerek ve teşekkürlerimi bildirerek kızımla beraber yola revan(yürümek,gitmek) olduk.
Ve Cenab-i Gavsül Azam Sultan Şeyh Abdülkadir’e arz-i Şükranla Cenab-ı Hakka secde-i şükürler kıldım.

“Veliler Sultanı Abdülkadir Geylani aşk ile doğdu, kemal ile ömür sürdü ve Kemal-i Aşk ile Rabb’ine vasıl oldu.”

Yakaza Cinleri makalemizi inceleyebilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here